Hareketinizi özgür kılın!
Basın Bülteni
1 Nisan 2016 Cuma 09:05
Hareketinizi özgür kılın!
Spor yaralanmaları denilince, bir vücut bölgesinin dayanma limitini aşacak bir kuvvete maruz kalması sonrasında meydana gelen zedelenmeler anlaşılır.

Eğer rakiple temas halinde mücadele gerektiren bir spor yapıyorsanız, spor salonunda düzenli olarak çalışıyorsanız ya da eklemlerinizi zorlayan bir aktivite ile uğraşıyorsanız sakatlanma riskini de taşıyorsunuz demektir.

Spor yaralanmalarının oluşumuna neden olan faktörleri iki başlık altında toplayabiliriz. Kişiye ait faktörler ve çevresel faktörler.

1) Kişisel faktörler arasında zayıf kas ve kemik yapısı, yorgunluk ve aşırı yüklenme, anatomik bozukluk, daha önce geçirilen yaralanmalar ve ameliyatlar, kronik hastalık ve enfeksiyonlar, psikolojik sorunlar, yaş ve cinsiyet, spor kurallarını bilmemek,

2) Çevresel faktörler arasında ise ;Antrenmansız olmak, kötü malzeme, spor kurallarına uyulmaması, elverişsiz zemin ve kötü hava koşulları sayılabilir.

Spor yaparken En sık karşılaşılan sakatlıklar nelerdir?

Bağların gerilmesi ya da kopması,
Diz sakatlıkları,Kıkırdak yaralanmaları
Ayak bileği bağ zedelenmesi,
Aşil tendon zedelenmesi,
Adele sakatlıkları,
Stres kırıkları,
Kırık ve çıkıklar gibi sakatlıklar görülmektedir

Spor yaralanmalarının önlenmesindeki genel kurallar nelerdir?

Öncelikle ilk yapılması gereken konu sporcuların periyodik sağlık kontrollerdir. Bu kontroller ile sporcunun mevcut durumu ortaya konulur. Eksiklikleri belirlenir ve o eksikliklerin giderilmesi için gerekli önlemler hekimin önerisi çerçevesinde alınır. Bu noktada belirlenen eksiklikler hem fizyolojik parametreler, hem fiziksel uygunluk, hem de direkt sağlık ile ilgili eksiklerdir.

Spor yaralanmalarının oluşmasında en önemli etkenlerden biri de yetersiz ısınmadır. Bu nedenle ısınmaya ve takiben özellikle germe egzersizlerine büyük önem verilmelidir.

Burada fiziksel aktivite sonrası yapılacak soğuma da önem taşımaktadır. Her aktivite sonrası mutlaka soğuma egzersizleri yapılmalıdır. Germe egzersizlerini aktiviteyi takiben yapmak aktivite öncesi kadar değerli ve önemlidir.

Bir diğer önemli konu da spor yaparken olası sakatlanma risklerini azaltmak için doğal destekleyici ürünler kullanmaktır. Spor esnasında eklem, kas ve kemik dokuya normalden daha fazla yükleniyoruz ya da alınan darbeler doku hasarlarına neden olup sakatlanma riskini yükseltebiliyor. Takviye edici gıdalar eklem sağlığını korumanın yanısıra,yaralanma sonrası oluşan ağrı,ödem gibi  yakınmaları azaltıp tedavi sürecine destek de verebiliyor. Burada önemli olan kıkırdak yapının ana maddeleri ile hasarı onarmaya yardımcı olacak ve şikâyetleri azaltıp yaşam kalitemizi yükseltecek uygun dozlarda belirlenmiş aktifler.

Eklem kıkırdağı, uzun yıllar boyunca eklemde yük taşıyacak ve ağrısız hareketi sağlayacak şekilde tasarlanmış çok özel bir yapıdır. Eklemi oluşturan  kemiklerin birbirlerine bakan yüzlerini kaplayarak yastık vazifesi görür.   Eklem kıkırdağı çeşitli şekillerde hasar görebilir. Yıllar içinde yıpranarak önce yumuşar sonra çatlaklar oluşmaya başlar ve altındaki kemik ortaya çıkar. Halk arasında “kireçlenme” olarak bilinen bu duruma osteoartrit adı verilir ve yaşla birlikte ortaya çıkan aşınma ve yıpranmanın sonucudur.  Oluşan bu yaygın aşınmanın geriye dönüşü yoktur ve önce ilaç daha sonra cerrahi tedaviler gerektirebilir. Buna karşın genç bireylerde, özellikle spor sırasında ortaya çıkan darbelere bağlı eklem kıkırdağında bölgesel hasarlar meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda eklem kıkırdağının sadece bir bölümü hasarlı olduğu ve geri kalanı sağlam olduğu için kıkırdak yenileyici tedaviler yapılabilir.

Spor yaralanmalarının önlenmesi, tedavisi ve rehabilitasyonunda en önemli amaç; sakatlığın oluşumuna karşı korumak, sporcuyu sakatlığın uzamasına veya tekrarlamasına neden olmayacak en kısa sürede mümkün olabilecek en iyi performansla spora döndürmek olarak tanımlanmaktadır. Tedavide istenilen; sporcunun esnekliğini ve eklem hareket rahatlığını korumak, kas gücünde ve direncinde azalmaya neden olmamayı sağlamaktır.

BIOTA LABORATUVARLARI- NUTRAXIN: Klinik çalışma ile etkinliği desteklenmiş 5 farklı aktif formülü ile Nutraxin Artroflex Biota Laboratuvarları tarafından geliştirilmiştir.

Kurulduğu ilk günden bu yana insan sağlığına yararlı bitkisel kaynaklarla, bilimsel çözümler üretmek üzere çalışmalarını sürdüren B'IOTA Laboratuvarları başarısını, tüketiciler tarafından büyük ilgi gören Bioxcin ile kanıtlamıştır. Gıda takviyelerinde de yeni markası Nutraxin’i alanında uzman bilim adamları ile Ar-Ge Merkezi gücü ve GMP standartlarındaki ilaç hassasiyetinde üretim yapan tesisi ile geliştirmiştir.

Klinik çalışmalar sonucu etkinlikleri kanıtlanmış bitkiler seçilerek oluşturulmuş üründe günlük kullanıma uygun dozda etken madde içerikleri ile yüksek etki hedefleniyor. Sadece eczanelerde satışı olan ürünün önerilen şekilde düzenli kullanılması gerekiyor.

Glukozamin ve Kondroitinle kıkırdak yıkımını azaltıp, hasarın ilerlemesini engellerken, kıkırdak dokunun onarılması için gerekli ana maddeyi sağlayarak tedaviye yardımcı olur.

MSM; biyoyararlanımı en yüksek organik sülfür kaynağıdır. Esnekliği artırarak harekette kolaylık sağlatır. Eklemlerdeki sertlik ve hassasiyetin azaltılmasında önemlidir.

Bromelain Ananas comosus bitkisinden elde edilen ve özellikle proteinlerin sindirimini sağlayan proteolitik enzimlere verilen genel bir isimdir. Bromelain sindirimi kolaylaştırıcı etkisini, proteinleri hidrolize edipoligopeptidlere ve aminoasitlere parçalayarak gösterir. Sindirilememiş proteinler çeşitli sindirim sorunlarına yol açabilir.

Bromelain Prostaglandin sentezini inhibe ederek antiinflamatuar etki gösterir. Bu nedenle yaygın olarak yumuşak doku zedelenmelerinde kullanılmaktadır. Özellikle spor yaralanmaları sonucu oluşanenfeksiyona bağlı ağrı ve ödemin giderilmesi için tercih edilebilir. Yapılan çalışmalar Bromelain’in, glukozamin ve MSM gibi aktiflerin emilimini yükselttiğini göstermektedir.

Şeytan Pençesi: Güney Afrika’da yetişen bitkinin köklerinden elde edilen harpagozit, eklemlerdeki ağrının azaltılmasında ve hareket kabiliyetinin artırılmasına yardımcı olur. Yapılan çalışmalar bitkinin ağrı kesici ilaçlara göre daha güvenli ve onlar kadar da etkili olabildiğini göstermektedir. Bitkinin bilimsel kanıta dayalı kullanımında kireçlenme, sırt ağrısı ve antioksidan etkinliği gelmektedir. Antioksidan etkinlikten dolayı da eklem dokusuna yeni gelebilecek hasarlara karşı koruma sağlatmaya yardımcıdır.

Bülteni paylaş
0 0